Şuan Burdasınız: Hastalıklar Hastalıklar, Tanı ve Tedavi Yöntemleri Viral Hepatitler

Viral Hepatitler

E-posta Yazdır PDF

Hepatit A
Aynı adlı virüs tarafından oluşturulan, bulaşıcılığı yüksek bir karaciğer hastalığıdır. Hepatit A virüsünün bulaşması ağız yoluyla alınan yiyeceklerle ya da virüsü taşıyan kişiyle yakın temas yoluyla olur. Hepatit A vakalarının çoğunda tedavi gerekmez. Bu hastalığa yakalanan kişilerin çoğu karaciğerlerinde herhangi bir hasar kalmaksızın tamamen iyileşir.
Gıda hijyenine dikkat etmek, el yıkamak Hepatit A’ya karşı korunmak için en iyi yoldur.

Belirti ve Bulgular
Hepatit A’nın belirti ve bulguları virüs alındıktan bir ay sonra ortaya çıkar. Bu belirti ve bulgular şunlardır: Yorgunluk, bulantı ve kusma, karında özellikle sağda kaburgaların altında karaciğerin olduğu yerde ağrı ve rahatsızlık, iştahsızlık, çok yüksek olmayan ateş, idrar renginde koyulaşma, kas ağrısı, kaşıntı, ciltte ve gözde sararma. Bu belirti ve bulgular genelde 2 aydan daha az sürer ama bazen altı aya kadar da uzanabilir.

Eğer Hepatit A’lı biriyle temas olursa 2 hafta içinde aşı ve immünglobülin ile hastalıktan korunmak mümkün olabilir.

Tedavi
Hepatit A için özel bir tedavi yoktur. Vücut kendi kendine bu virüsü tamamen temizleyebilir. Vakaların çoğunda karaciğer bir iki ay içinde hiç hasar kalmadan tamamen iyileşir. Önemli olan hastalık esnasında iyice dinlenmek önemlidir.  Hastalığın seyri esnasında bulantı hayat kalitesini olumsuz yönde etkiler. Bulantı ile baş edebilmek için az az yemek, hafif kolay sindirilebilecek yiyeceklerin (çorba, yoğurt, vb gibi) yenilmesi faydalı olabilir. Ayrıca hastalık esnasında gerekmedikçe ilaç kullanılmaması ve özellikle de alkol kullanımından kaçınılması gerekmektedir.

Hepatit B
Hepatit B aynı adlı virüs tarafından (HBV) oluşturulan ciddi bir karaciğer enfeksiyonudur. Bazı hastalarda enfeksiyon kronikleşerek karaciğer yetersizliği, siroz ve karaciğer kanserine neden olabilir.  
Çocuklar ve bebekler bu virüsü kaptıklarında kronik hastalığa dönüşme olasılığı yüksektir. Her ne kadar kronik hastalığın kesin bir tedavisi olmasa da hastalığa karşı etkin koruma sağlayan bir aşı mevcuttur. Eğer kronik HBV enfeksiyonu varsa o zaman hastalığı başkalarına bulaştırmamak ve siroz, kanser gibi komplikasyonların gelişmesini önlemek için güçlü anti-viral ilaçlar bulunmaktadır.

Belirti ve bulgular
Belirti ve bulgular virüs bulaştıktan 2–3 ay sonra ortaya çıkar ve hafif ya da şiddetli olabilir. Karın ağrısı, idrarda koyulaşma, eklem ağrısı, iştah kaybı, bulantı, kusma, halsizlik, yorgunluk, ciltte ve gözlerde sararma görülebilir. Ancak bazen bu belirti ve bulguların hiç biri olmayabilir.

Bulaşma yolları
Cinsel ilişki, ortak iğnelerin kullanılması, sağlık çalışanlarında kazara iğne batması, doğum sırasında anneden bebeğe bulaşması şeklinde olabilir.
Eğer Hepatit B’ye maruz kalınırsa ilk 24 saat içinde immünglobülin ve aşı yapılması bu virüsün bulaşmasını önleyebilir.

Akut Hepatit B
Altı aydan daha kısa sürer. Eğer hastalık kısa süreli ise bağışıklık sistemi virüsü vücuttan tamamen temizleyebilir. Hastaların çoğunda bu durum görülür.

Kronik Hepatit B
Altı aydan daha uzun sürer. Eğer bağışıklık sistemi virüs ile savaşamazsa o zaman hastalık kronikleşir, yani ömür boyu sürecek bir hal alır ki bu da beraberinde siroz ve kanser gibi komplikasyonların gelişmesi ihtimalini doğurur. Kronik enfeksiyon yıllarca belirti vermeden kalabilir.

Hepatit B enfeksiyonunu tespit etmeye yarayan testler
• HBsAg: Yüzey antijenidir. Bu antijenin pozitif çıkması hepatit B enfeksiyonunun varlığını ve de bulaştırıcılığı gösterir.  
• Anti HBs: Yüzey antijenine karşı gelişmiş olan antikordur. Bu testin pozitifliği hastalığın geçirilip bağışıklık kazanıldığını gösterebileceği gibi kişinin aşılanmış olduğunu da gösterebilir.
• Anti-HBc: Kor antijenine karşı gelişmiş antikordur. Anti-HBc IgG ve IgM şeklinde iki teste bakılır. Ig G pozitifliği geçirilmiş hastalığı (bağışık veya taşıyıcı),     Ig M pozitifliği ise akut enfeksiyonu gösterir.
• HBe Ag: Bu antijen HBV ile infekte olmuş hücrelerden salınır. Testin pozitif olması virüsün kanda yüksek düzeyde bulunduğunu ve kolaylıkla başkalarına bulaştırılabileceğine işaret eder.
• HBV DNA: Vücutta ne kadar virüs bulunduğunu gösterir (viral yük). Viral yükün belirlenmesi antiviral tedavin etkinliği konusunda da bilgi verir.
• Karaciğer testleri:  ALT, AST gibi testlerle karaciğer hücrelerinde gelişmiş olan hasarın derecesi belirlenebilir.
• Karaciğer biyopsisi: Cilt yoluyla karaciğerden alınan parçanın mikroskop altında değerlendirilmesi ile karaciğerdeki hasarı gösterir ve tedaviyi belirlemeye yardımcı olur.

Tedavi
Hepatit B tanısı konulduğunda hastanın hangi evrede (akut, taşıyıcı, kronik) olduğu ortaya konmalıdır. Akut olgularda spesifik bir tedavi söz konusu değildir. Sadece istirahat yeterlidir. Kronik olgularda ise tedavi kararı mutlaka yeterli takip ve ciddi değerlendirmeler sonucunda verilmelidir.  
Hepatit B tedavisinde tek başına interferon veya ağızdan alınabilecek ilaçlarla tedavi yapılır. Kombinasyon tedavilerinin bugün için bir üstünlüğü yoktur. Hap ile yapılan tedavilerin etkileri çok ve de yan etkileri az olmakla beraber kullanım süreleri belirlenebilmiş değildir. Etkinlikleri kullanıldığı sürece devam etmekte olup ilaçlar kesilince sıklıkla hastalık nüks etmektedir. İnterferon tedavisinin etkinliği daha az ve de yan etkileri çok olmakla beraber tedavi genellikle 48 haftada sonlandırılır.

Hepatit C
Aynı adlı virüs (HCV) tarafından oluşturulan bir hastalıktır. Bu virüs ile infekte olan insanların çoğu bu mikrobu taşıdıklarını bilmezler. Çoğunlukla yıllar sonra karaciğer hasarı geliştikten sonra rutin testler sırasında saptanır.  
HCV kan yoluyla bulaşır. HCV’nin bulaşması en çok bu virüsün iyi bilinmediği ve test edilemediği yıllarda genelde kan nakli veya hemodiyaliz sırasında olmuştur. Ayrıca doğum sırasında ve cinsel ilişki yoluyla da olabilir.
Hepatit C enfeksiyonu erken evrede genelde ya hiç belirti vermez ya da çok az belirti verir. Belirti ve bulgular ortaya çıktığında da genellikle hafiftir ve grip benzeri bir durum söz konusudur. Bu belirti ve bulgular; yorgunluk, ateş, bulantı, iştah kaybı, kas ve eklem ağrıları, karaciğer civarında hassasiyeti içerir.
Hepatit C uzun yıllar devam eder, sıklıkla kronikleşerek sonuçta siroz ve karaciğer kanseri gibi durumlara yol açabilir.

Teşhis
HCV tanısı ya karaciğerdeki enzim yüksekliğini araştırmak ya da rutin kontrollerde istenen testlerle anlaşılabilir. Öncelikle anti- HCV bakılır. Eğer bu test pozitif gelirse HCV RNA düzeyi bakılır ve tanı kesinleştirilir.

Tedavi
Hepatit C tanısı her zaman tedavi gerektiği anlamına gelmez. Eğer karaciğerde hafif bozukluklar varsa tedavi edilmesi gerekmeyebilir. Bu hastaların sadece kan testleriyle takibi yeterli olabilir.
Hepatit C’nin tedavisi ribavirin isimli antiviral bir ilaç ve interferon kombinasyonundan oluşur. Tedavi genelde 48 hafta sürer. Tedavi tamamlandığında bu virüsün vücuttan tamamen yok edilmesi mümkün olabilir. Eğer tedavi başarılı olmazsa, yani kanda hala HCV pozitifliği varsa tedavi tekrar denenebilir. Bu tedaviye bağlı (özellikle de interferona bağlı) ateş, yorgunluk ve baş ağrısı gibi şikâyetler gelişebilir.

Aşı
Hepatit C’ye karşı etkili bir aşı yoktur. Ancak kişi HCV taşıyorsa, aşısı olan diğer virüslere (Hepatit A, Hepatit B) karşı aşı yapılması tavsiye edilir.

Joomlart